Petersburg’un sisli sabahında bir memur, yüzünde kocaman bir boşlukla kalakalır. İtiraz etmek ister; ama neye? Kime? Gogol, felaketin çıplak dehşetini değil, felaketin ardından gelen o tanıdık panik ritmini anlatır: “Bunu kim duyar?”, “Beni ne sanırlar?”, “Hangi kapıdan girip hangi unvana seslenirsem işim görülür?” Öykü ilerledikçe burun, bir organ olmaktan çıkar; şehirde dolaşan, rütbe takan, kartvizit taşıyan bir toplumsal varlıka dönüşür. İşte Gogol’ün sihri burada: Absürdü bir fantezi gibi değil, gündelik hayatın doğal uzantısı gibi anlatır; bu yüzden gülersin, ama gülüşünün içinde ince bir ürperti kalır.
Burun, bürokrasinin “ciddiyet” maskesini indirip altındaki çocukça hırsı, mevki tapıncını, görünüş düşkünlüğünü gösteren keskin bir taşlama. Kısa, deli, hızlı… Ve bittiğinde insanın aklında tek bir düşünce dönüp durur: Bir şehir, bir insanın yüzünü değil de ünvanını tanıyorsa, asıl kayıp hangisidir?
© 2026 Ran Kitap (Sesli Kitap): 9786258672312
© 2026 Ran Kitap (E-Kitap): 9786258672329
Yayın tarihi
Sesli Kitap: 2 Mart 2026
E-Kitap: 2 Mart 2026
Kids mode
Çevrimdışı modu
İstediğin zaman iptal et
Her yerde erişim
Sınırsızca dinlemek ve okumak isteyenler için.
₺249.99 /ay
İstediğin zaman iptal et
Sınırsızca dinlemek ve okumak isteyenler için.
₺1499.99 /yıl
İstediğin zaman iptal et
Hikayeleri sevdikleri ile paylaşmak isteyenler için.
₺379.99 /ay
İstediğin zaman iptal et
Hikayeleri sevdikleri ile paylaşmak isteyenler için.
₺474.99 /ay
İstediğin zaman iptal et